Sunday, September 23, 2012

Sevilen İnsanların Sosyal ve Psikolojik Özellikleri






Her ortamda kendi kusurlarını zamanla daha eleştirilmeden de görebilir ve düzeltebilir,Bilgileri çok olsa bile çok önemli olmadığını düşünür ve bilgiçlik taslamaz, bilgi ve makamı yükseldikçe alçak gönüllüğü de artar ;

· Zekâ ve bilgisini saat gibi lüzumu olunca kullanır,
· Şahsi çıkarlar peşinde değil, bilakis büyük meselelerin çözümünü düşünür,
· Yaşları küçük olsa da bilgi ve anlayışları çok büyüktür,
· Her şeyin konuşularak diyalogla çözüleceğine inanır,
· Sosyalleşmiş kişiliği ve bilgisi ile dikkat çeker,
· İyi niyeti ile çevresini daima güçlendirir ve rahat ettirir,
· Her hareketinde bir incelik ve güzellik vardır,
· Hem kendini hem başkasını doğru olarak algılar,
· Yalnız kusurları değil başarılı yönleri de görebilir.
· Toparlayıcı, koruyucu ve paylaşımcıdır,
· Her şeyin iyi yönünü görür ve olayları büyütmez,
· İnsani ilişkilerle çalışmayı birleştirerek değerlendirir.
· Çevresinin ufkunu açar, başarılı insanı kutlar,
· Özellikle her türlü sosyal faaliyette bulunur,
· Sorun giderme ve diyalog kurmada en önlerde yer alır.
· Hayat tecrübelerini iyi kullanır ve ilgi kazanır,
· Sempatik, başarılı, cömert ve fedakârdır,
· İşi daima kolaylaştırır ve zorluk çıkarmaz,
· Küçük hesaplarla uğraşmaz,
· Bahaneci ve suiistimalci değildir,
· Az da olsa nükteci ve hazır cevaptır,
· Yemekteki tuz gibi çevresini adeta tatlandırır yani mutlu eder,
· Hoş görülü ve tutarlıdır,
· Kendini çok iyi denetler ve hiçbir adî işe yaklaşmaz,
· Sabırsızlığı bir başka kumar olarak gördüklerinden devamlı istikrarlı ve soğukkanlıdırlar, ani çıkışları olmaz,
· Sözleri ciddi, davranışları ise pratiktir,
· Kimsenin elindekine göz dikmez ama onların acılarına ortak olur,
· İnsanların çilelerine katlanır, tanımadığı insanların bile mutluluğuna sevinir,
· Kimseyi kötüleme, suçlamaya kalkmaz ve yakınma gibi hareketlere yeltenmez,
· Yapabileceği ve yaptırabileceği sözleri söyler, söylediğini de yapar, hem de yaptırır
· En üzüntülü anında bile dostlarının ıstırabını duyar ve paylaşır,
· Gittiği her yerde yük olmaz, az konuşur, çabuk kalkar ve usandırmaz,
· Eleştirildiği zaman kızmaz, bunu bir yol gösterme olarak kabul eder,
· Hiçbir karanlık işte yer almaz,
· Düşmanına bile acılı gününde yardımcı olur, varsa intibalarını değiştirir,
· Birbirlerinin eksiklikleri ile uğraşma yerine onları telafi etmeye çalışır,
· Daima gönül almayı ihmal etmez,
· Tatlı dilli ve güler yüzlüdür,
· Emir vermektense rica etmeyi tercih eder,
· Kimseyi zarara veya zor duruma düşürmez,
· Muhtaçlara desteğini sürdürür, yardımcı olamasa da güler yüz gösterir,
· Dostluğa çok önem verir ve hediyeleşir,
· Konuşmada daima karşıdakine öncelik verir,
· Karşıdakinin kusurlarını değil de iyi yönlerini ifade eder,
· Karşıdakini değersiz duruma düşürmez,
· Hizmeti sever ama kendine hizmet edilince sevinçle mahcubiyeti birlikte yaşar,
· Aranan, sorulan ve kendisi için bir şeyler yapılabilen kişidir,
· Bir kötüden bir kötülük görse bir merkebin çifte atmasına benzetir ve karşılık vermez,
· Düşmanlığı iyilik ve tevazu ile yener,
· Tüm ömrünü hayırlı işlere adar, yaşlanmışsa bir gün Rabbine ulaşmak istediğini ifade edebilir.

Sonuç olarak sevilen bu insanlar daima;
· Sözün en güzelini konuşurlar,
· Allah rızasını kazanmak için başkaları için de koşuştururlar,
· Bilgi, tecrübe ve bazen de çilelerin pişirdiği insanlardır,
· Bu nedenle dünyada Allah' tan başka kimseye minnet etmezler,
· İnsanlar tarafından yakın hissedilen ve çevresine enerji dağıtan insanlardır.

Thursday, September 6, 2012

Kırılma Noktasında Bizi Bekleyen Gerçekler





     Hayat bazen mecburi bir şekilde sizi zorluklarla başbaşa bırakır. Büyük bir kaya parçasına çarptığında batmaya yüz tutan o görkemli gemilerinizde, çatırdamaya başlayan güvertenin üzerinde bulunan bir adam olduğunuzda, şayet o güne kadar hayatı toz pembe yaşamış, sorunlarınızı hep başkaları gidermiş ve geçiminizi hep başkaları sağlamış, bir işe yaramak için mücadele etmemiş, eksiklerinizi hep başkaları kapatmış, zorluklardan hep kaçmışsanız cesaretli ve soğuk kanlı olamazsınız. Sakin davranamazsınız. Panikleme duygusuyla teslim olursunuz çaresizliğe.

     Bu süreç o güne kadar önemsemediğiniz birçok gerçekle yüzleşme sürecidir. Bu süreç o güne kadar zor diye rafa kaldırdığınız ve ertelediğiniz bütün zorluklarla tek başınıza savaşma sürecidir. Böyle durumlarda yoksa bir can simidiniz ve yüzmeyi bilmiyorsanız o girdabın içine karışıp boğulmaktan kurtulamazsınız. İnsanlar kendi canlarını kurtarma derdine düşmüşken kimse sizi kurtarmak için çaba sarfetmiyecektir. Denizin o mavi sularında boğuşmaya başladığınız an hayatın ne kadar zor kazanıldığını anlarsınız işte. Karaya yüzene kadar kollarınız yorulur. Daha sonrada hamlık ağrıları başlar ve omuzlarınızda koca bir yük hissedersiniz.

     Ama kolonlarınız bir gökdeleni şiddetli bir depremde ayakta tutacak kadar güçlüyse işte o zaman bütün zorluklara katlanabilir birisiniz demektir.

     O yüzden etrafınızdaki size gülücük saçan sahte meleklerin samimiyetine çok fazla güvenmeyin, sırtınızı başkalarına dayamaktansa dim dik ayakta tek başınıza sağlam bir şekilde durmak için çaba sarfedin kendinize sürekli olarak yatırım yapın. Hazıra konmak için beklemeyin. Bugünün işini yarına bırakmayın. Bilgilerinizi tazeleyin. Sen bu işi yapamazsın, beceremezsin veya başaramazsın diyenlere inat deneyin, uğraşın mücadele edin. Hırslı olun ve azimli olun.

     Unutmayın insanın en büyük sermayesi aklıdır.   

Cihan ANDİÇ