Thursday, July 31, 2014

Kendinizi Yenilemezseniz Hayata Yenilirsiniz







Dünyada ve ülkemizde hayata isyan eden, mutluluğa özlem duyan, yaşadığı ortamın kalitesinden tatmin olmayan, hayat standardından memnun kalmayan, kendisini monoton bir hayat tarzına mahkum etmiş, başarılı insanları sadece taktir etmekle yetinen, aklı ve zekası olduğu halde üretmekten aciz, üşengeç, kendisine güven duymayan, kendisini olması gerektiği gibi temsil edemeyen, büyük sorumluluklar almaktan çekinen ciddi bir insan topluluğu üremektedir. Ben bu topluluğu kendisine sadece tüketmek misyonu üstlenmiş topluluk olarak görüyorum.

Sizce hiç bilenlerle bilmeyenler bir olabilir mi? Tabiki olamaz. İtalyan bilim adamı Galileo Galilei demiş ki ''Bir kişiye hiçbir şey öğretemezsiniz ancak kendi içindekini keşfetmesini öğretebilirsiniz''. 

Peki kendinizi keşfedebilmek için neler yapmalısınız?

Öncelikle kişiliğinizi gözden geçirmelisiniz. Daha sonra kendinizi mutsuz eden şeylerin sebebini bulmalısınız ve bu sorunların çözümü için değişime, değişmeye ve değiştirmeye gitmelisiniz. 

Unutmayınki kişi kendini değiştirme kararı vermedikçe hiçbir eğitim metodu başarıya ulaşmayacaktır. İnanın mutsuzluğunuza çözüm bulmak bile bir başarıdır. 

Başarıya ulaşmak içinde üretmelisiniz. Üretebilmeniz içinde içinizdeki yetenekleri keşfedip yeteneklerinizin başarmanıza yardımcı olacağı alanlara yönelmelisiniz.

Ve bilinki kendinizi yenilemezseniz hayata yenilirsiniz.

Cihan ANDİÇ







Sunday, June 22, 2014

Lay's Yerken Selfie'den Mutlaka Uzak Durun




Uluslararası çerez üreticisi ve Türkiye'deki chips pazarı lideri Fritolay Brezilya'da düzenlenen 2014 FIFA Dünya Kupası vesilesiyle lay's markası altında hafızalara çok kazınacak ve uzun süre akıllarda kalacak yeni reklam filmi ile tüketicilerin karşısına çıktı. Reklamda Arjantin' li dünyaca ünlü futbol yıldızı İonel Messi'yi oynatan Fritolay son zamanların vazgeçilmez çılgınlığı olan Selfie'yi de kullanarak çok yaratıcı bir reklam ortaya çıkarmış.

Hadi şimdi Lay's in reklamını değişik açılardan analiz edelim ve yorumlayalım?

''Brezilya sokaklarında dolaşmaya çıkan Messi yürürken atıştırdığı Lay's çerezini hayranlarına kaptırmaktan kurtulamadı.''

''Lay's in tadına doyulmaz lezzeti Messi'yi hayranlarının ilgi izdihamından kurtardı.'' Sizce Lay's olmasaydı Messi Brezilya sokaklarında rahatça yürüyebilir miydi?

''Lay's yerken selfie yapmaktan kaçının yoksa çerezinizin tadı damağınızda kalabilir.''

''Brezilyalılar Messi'nin elindeki Lay'si selfie tuzağıyla tüketti.''

''Çerezsiz kalan Messi hayal kırıklığına uğrayınca çareyi Selfie yapmakta buldu.''

Sonuç olarak verilen mesaj, reklamda gösterilen lay's çerezinin lezzetinin her zaman ilk öncelik olduğu, bilinirliğinin  hiçbir şeyle hiçbir kimse ile kıyaslanamayacak kadar öncelikli olduğu anlatılmak istenmiş ve bu tema çok akılcı bir reklam içeriği ile işlenmiştir.

Böylesine güzel fikirlerle harmanlanmış, bu reklamı yapan ve reklamda emeği geçen herkesi kutlarım. Gerçekten çok güzel bir iş çıkartmışlar.

Cihan ANDİÇ











Saturday, June 21, 2014

Sende Işık Yok Çocuk




Sizde ışık görmeyenler, sizi ret eden insanlar hiçbir şey bilmiyorlar. Red edilmek sizi asla durdurmamalı, aksine kamçılamalı.

Soichiro Honda, bildiğiniz üzere dünyaca ünlü Honda firmasının kurucusu. Honda’nın hikayesi, Toyota firmasında iş görüşmesine gitmesiyle başlıyor. Bu firma, Honda’ya iş için uygun olmadığını söyleyerek onu geri çeviriyor. Honda ise vazgeçmiyor ve Toyota ile rekabete girecek kendi firmasını kurmaya karar veriyor ve böylece Honda doğuyor. Bu hikayeden öğrenilecek bir şey var ise o da asla vazgeçmemektir!

Birçok kimse, ünlü yazar Stephen King’i bilir ancak çok az insan hayat hikayesini duymuştur. Stephen’in ilk romanı neredeyse her basımevinden geri çevrildi ve o da romanını çöpe attı. Karısı ise romanı çöpten alarak, ona yeniden başvurması konusunda ısrar etti ve tekrar tekrar yapılan başvurular sonrasında da bizim bildiğimiz Stephen King haline geldi.

Elvis Presley - Şuan dünyada kendini tanımayan insanın olmadığını düşünsek de 1954’de Elvis Presley bir hiç kimseydi. Grand Ole Opry’deki ilk performansının ardından işten atılan Elvis’e mekanın menajeri kamyon sürmeye geri dönmesini tavsiye etmişti.


Bu ilham verici başarı hikayelerinden öğreneceğimiz en önemli ders, eğer biz kendimize inanıyorsak, ret edilmenin bir anlamı olamaz!

Hani derler ya her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. Aslında o iş tam olarak öyle değil. Her başarının arkasında bir birinden farklı başarısızlık öyküsü yatmaktadır. Başarısızlıklarınıza şahit olanlar ise sizi tekrardan denemeniz için motive edebiliyorsa, vizyonunuza inanmaya devam edebiliyorsa işte onlar asıl arkanızda olanlardır.

Cihan ANDİÇ

Friday, April 25, 2014

Türk Hava Yolları - Reklamdan Daha Fazlası Var



     Havacılık alanında yaşadığı gelişmelerle dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan, uçakla seyahat eden yolcu sayısını son yıllarda 8.5 milyondan 150 milyona çıkaran, batısından doğusuna yapılan havalimanları ve dünyanın en büyük havalimanı 3. Havalimanı projesi ile en önemli kavşaklarından biri durumuna gelecek olan Türkiye’nin, havacılık sektöründeki en önemli şirketlerinden Türk Hava Yolları’nın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda “Türkiye’de uçamadığımız tek bir yer kalsa, dünyada en çok noktaya uçmuşuz, ne fayda..” sloganıyla yayınladığı yeni filmi büyük beğeni topladı.

    Şahsen ben reklamı izlerken çok duygulandım. Çok etkileyici. Aynı zamanda reklamın içeriğinde bir reklamdan daha fazlası işlenmiş. Sadece markanın tanıtımından ibaret bir reklam değil. Geçmişin Türkiye şartlarında o yılların ihtiyaç duyulan taleplerini bugün gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu reklamda çok açıklayıcı bir şekilde paylaşmışlar. Batıdan doğuya ülkemizin tamamını kucaklayan ve çocukların umutlarına, hayellerine ışık tutan çok renkli bir reklam olmuş. Reklamda fazlasıyla yaratıcılık var. O çok sevimli küçük mucitlerin göstermiş olduğu hevesli uğraşlar sonucunda uçağın piste doğru iniş yapması. Yine arkasından Ağrı Dağı'nın Iğdır'dan o harika görünümü ve kaptanın çocuklarla göz göze gelip selamlaşması akıllarda kalan en güzel karelerdi.

    Sadece reklamın sonunda kullanılan “Türkiye’de uçamadığımız tek bir yer kalsa, dünyada en çok noktaya uçmuşuz, ne fayda..” sloganı yerine  “Yaşasın THY Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti” olabilirdi. Çünkü son yıllarda ''Globally Yours'' sloganı altında birçok reklam yapıldı. Böylesine uzun süre kullanılan global bir sloganın ardından dünyada en çok noktaya uçmuşuz ne fayda demek teorik anlamda acaba global hedeflerden uzaklaşıldı mı algısı yaratabilir.

    Reklamda emeği geçen herkesi kutluyorum. Yine bu vesileyle çocuk bayramı haftası içinde olduğumuz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda kutluyorum.


  Cihan ANDİÇ

   

Tuesday, January 14, 2014

Gitmek İsteyince Her Yer Yakındır






''İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır.''  - Albert Einstein

''Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez.'' - Montaigne

''Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. 
Çünkü, onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler.'' -  Cemal Süreyya 


''Hayat mücadelesi bizi hedefe yaklaştırır ve toplumda bir yerimiz olduğunu gösterir.'' - Ernest Hemingway

''Hedefsiz hayat kaza ve kedere boyun eğmektir.'' - Ignazio Silone


 

Tuesday, January 7, 2014

İnsan Yaşayarak Olgunlaşır





Önce gözlerini açıcaksın ve yürüceyeksin.
Sonra etrafını yakından uzaktan sessizce seyredip süzeceksin.
Ve bir gün koşmaya başladığına şahitlik edenler olacak.
Bazı insanları geçeceksin, bazıları seni geçecek.

Gün gelecek beğendiklerini yakından dinlemek isteyeceksin.
Hatta bir kısmına çok imreneceksin.
Bazılarına saygı duyarken,
Bazılarına içerlenecek ve yolu gösterip eleyeceksin.

Görmezden geleceklerin olucak.
Onları duymayacaksın ve hissetmeyeceksin,
Çoğu zaman düşüneceksin. Arasıra deneyeceksin,
Her zaman test edeceksin ve test edileceksin.

Zaman zaman hataların olacak.
Yaş tahtalara basıcaksın.
Çukurlara takılıp düşeceksin.
Ama başını dik tutabilirsen boy vereceksin.

Sonra tekrar emek verip koşturacaksın. 
Elbette ki yorulacaksın.
Ancak yolun sonunda,
Sadece hakettiğin sonucu alacaksın.

Zaman zaman geçmişin bir film şeridi gibi,
Gözünün önünden geçecek.
Keşkelerle dolu pişmanlıkların da olucak
Hiç unutamayacağın anılarında.


                                                                      Cihan ANDİÇ


Sunday, November 17, 2013

Bir Şirketin En Büyük Patronu Tüketicidir




Geçen yıllarda akıllı cep telefonu devriyle birlikte güçlü rakiplerine yenik düşen Nokia'nın, 7.2 milyar dolara Microsoft'a satıldığına tanık olmuştuk. Sony'de de durum Nokia'dan pek farklı değil. Apple ve Samsung'un yükselişiyle dünya piyasalarında rekabet gücünü kaybeden şirketler arasına Japon elektronik devi Sony de eklendi.

Peki neden böyle oldu? Değişen tüketiciler kimler? Ve bu tüketiciler neden değişti?

Apple ve Samsung elektronik pazarda ürettikleri akıllı telefonlar, laptoplar ve yenilikçi elektronik ürünlerle tüketicilerin müthiş bir şekilde beğenisini kazanmayı başardılar. Tüketici alışkanlıklarının değişmesi sonucunda ise Nokia, Sony, Toshiba gibi dev firmalar rekabette geri kaldılar.

Günümüzde piyasaya, tüketiciye lanse edilen üründe herhangi bir yenilik yada rakiplerine karşı bir farklılık olmadığı müddetçe ürünün tv reklamları veya görsel reklamlar aracılığıyla tanıtılması artık tüketici için çok fazla birşey ifade etmiyor. Hem de ürün tüketici bilinç altında yüzlerce marka olmasından dolayı kolay kolay hafızalarda kalamıyor. Bu sebeple firmalar artık akıllarda kalabilmek için çok daha değişik yöntem ve stratejilerle markalarını canlı tutmaya çalışıyorlar.

Mesela Marshall boya yada Karaca Porselen. Bu markaların yerli dizilerin dizi aralarında değil de dizinin seyir halinde yayınlanırken reklamlarının yapılması yenilikçi bir reklam formatı içerdiği için tüketicinin dikkatini ve ilgisini sıradan reklamlara göre daha fazla ve daha güçlü bir şekilde çekebiliyor. 

Cihan ANDİÇ

Wednesday, October 9, 2013

Pazarlamacı Ürünün ve Tüketicinin Psikolog Doktorudur




Pazarlama şirketler için farklı olmak, ilgi çekmek, satışları arttırmak ve sektördeki pazar hakimiyetini korumak için ortaya çıkmış bir ihtiyaçtır. Pazarlama, bireysel ve kitlesel hedeflere ulaşmayı sağlayabilecek mübadeleleri gerçekleştirmek üzere ürünün, hizmetlerin ve fikirlerin geliştirilmesi, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtılmasına ilişkin planlama ve uygulama sürecidir.

Pazarlamayı yöneten kişi ise çalışmakta olduğu şirketinin profilini iyi analiz eden kişidir. Ürünün ve tüketicinin bir nevi psikoloğudur. Pazarlamacı hem şirketin hem de tüketicinin temsilcisidir. İki tarafı da denge de tutmaya çalışır. Tüketicinin ihtiyaçlarını ve pazarın yapısını analiz eder. Eksikleri yada olmayanları farkeder ve tüketiciyle empati kurmaya çalışır. Bu şekilde de ürünün tüketiciyle en cazip şekilde buluşmasını sağlar. Ürünün aynı zamanda doğru kanallarda satışa sunulması için pahalı bir haritadır.

Son elli yılda aile şirketi yapısıyla kurulmuş bir çok şirketten sadece bir kısmı kurumsal yapıya geçiş yapabildi. Oysa eskiden pazar işlenmemiş boş bir tarla misaliydi. Süreçle daralmaya başlayınca da pazardaki oyuncular teker teker pazardan silinmeye başladılar. 

Pazarın daralma sürecinde markalaşmaya ve pazarlamaya yatırım yapmayan şirketler süreç içerisinde gelişmekte olan ve gelişen şirketlerin gerisine düştüler. Pazarlamaya yatırım yapmayan bu şirketler rehabete kapılıp musluktan akan suyun hiç kesilmeyeceğini zannettiler. Ama susuzluk başlayınca da can çekişme sürecine girdiler. 

Bu tarz şirketlere daha çok günü kurtarma vizyonu ile faliyet gösteren şirketlerdir diyebiliriz. Böyle şirketler marka olmak için değil daha çok ciro yapmak için çaba sarfederler. Yaptıkları yatırımlar kısa vadede kar getirse de uzun vadede hüsrana yol açar ve bocalamaya başlarlar.

Öyleyse yaptığınız işin geleceği olsun istiyorsanız şirketinizin pazarlama departmanına kaliteli insanlar istihdam etmelisiniz.

Cihan ANDİÇ

Tuesday, October 1, 2013

İş Dünyasında İzlenmesi Gereken Başlıca Eğilimler







Fortune dergisinin inanılmaz içgörü sahibi yazarı Stanley Bing'e göre iş dünyasını sarsan pek çok eğilim gözleniyor. Belli başlı eğilimlerden biri, yöneticilerin hem akıl vermesine hem de işe katılmasına duyulan gereksinimin artmasıdır. Akıl vermek ne yaptığını bilen biri izlenimini verir, ama aynı zamanda işe katılmak bir adım ileri giderek, ne yaptığınızı bildiğinizi göstermek anlamına gelir; bilseniz de bilmeseniz de.

Yukarıdaki grafikte, 1970'ten bu yana aklı veren yürütmeciler ile işe katılan yürütmecilerin yüzdesinde sürekli bir artış olduğu görülüyor. Ancak, yöneticilerin aynı anda hem akıl verme hem de işe katılma yeteneğinde yirmi yıl kadar önceki zirve noktasından aşağı doğru bir ivme görülüyor. Bing bu kritik liderlik beceriyleriyle ilgili bazı tavsiyelerde bulunuyor.

  • ''Önce insanlar sizin ne dediğinizi anlamıyor görünse de, devamlı akıl verin. Önemli olan tutarlılık ve algıdır, devam edin!''
  •   İkinci olarak, ya bunu üstünüzdeki biri yaptığı için, ya da ağzınız dolu olduğundan, akıl verecek durumda değilseniz, bu açığı yalnız işe katılarak kapayın, böylelikle zorunlu yürütmeci vasıflarını onurlu bir sessizlik içinde sergileyerek göstermiş olursunuz.
  •  Üçüncü olarak, yeterince ustalaşana kadar her ikisini birden denemeye kalkmayın. Aynı anda hem akıl verip hem de iş yapacağım diye, kıkırdayıp duran saygısız işçilerin önünde eliniz ayağınız birbirine dolaşıp da, kendinizi rezil etmeyin sakın. Pratik yapın!

(Kaynak : Fortune)

Değerli okurlar bu yazı okumakta olduğum ''Yöneticilik'' adlı kitaptan bir alıntıdır. Bu yazı ''Yöneticilik'' kitabının yazarı Sayın Dr. Bob Nelson'a aittir. Kitabı satın alıp okumanızı tavsiye ederim. Yönetici olan meslektaşlarımın vizyonuna yön vereceğini düşünüyorum. Kitabı tüm D&R mağazalarında bulabilirsiniz.

Saygılarımla.

Cihan ANDİÇ

Yayın Evi - Doğan Kitap

Saturday, August 31, 2013

En İyi Satış Uzmanı Kimdir ?





    • Erken kalkan erken yol alan.
    • Zor durumlarda bile kendi kendini motive edebilen
    • Fırtınalı hava şartlarında bile gemiyi limana getirebilen
    • Stres yönetiminde başarılı
    • Vizyonunu yüksek tutan, girişimci
    • Kendisini iyi tanıyan ve tanıtabilen
    • Sosyalleşmeye önem veren ve sosyal zekası iyi olan
    • Para kazanmasını bilen
    • Gücü yaratmasını bilen
    • Para harcamasını bilen
    • Karamsarlığa düşmeden vazifesini yerine getirebilen
    • İşini severek yapan, sabırlı ve azimli 
    • Beşeri ilişkilerde etkili ve başarılı 
    • Uzun vadeli hedefler peşinden koşan
    • Zamana ve insan ilişkilerine yatırım yapan
    • Diksiyonu kuvvetli, etkileyici konuşmalar yapabilen
    • Kılık kıyafetine önem veren, gülümsemesini bilen
    • Genel kültürü iyi olan ve konuşurken kendisini dinletebilen
    • Güzel espiriler yapabilen
    • Kalabalık bir ortamda partnerine seni seviyorum diye haykırabilen
    • Hayır diyebilen
    • Arkadaşlarına gazoz ısmarlayan
    • Bilgi ve birikimini insanlarla paylaşabilen
    • Başarıya doymayan
    • Çok okuyan ve çok gezen
    • Dersini iyi çalışan, araştırmacı, ödevini eksiksiz yapan
    • Karşısındakinin elini iyi okuyan
    • Beden dilini kullanmasını bilen
    • Gerektiğinde fedakarlıklardan kaçınmayan
    • Zoru seven ve başarabilen
    • Mücadeleci, rakiplerini takip eden, kulağı piyasada olan ve rekabeti seven
    • Çözüm üretebilen, korkmayan, cesaretli
    • Saygı görmesini bilen, insanların gönlünü kazanabilen
    • Analitik düşünebilen, analist, realist
    • Pazarlığı iyi bilen 
    • Kesin karar alabilme konusunda başarılı ve insiyatif sahibi
    • Sağlıklı iletişim kurabilen, insanları doğru yönetebilen, dürüst, samimi ve nezaketli
    • Ayrıntılara dikkat eden, not almasını seven ve takipçi
    • Satış sürecini baştan sona başarılı bir şekilde gerçekleştirebilen.
        
          Bir şatış uzmanı ne kadar fazla niteliğe sahip olursa yaptığı işte de başarılı olma yüzdesi de o kadar fazla olur. Çünkü nitelikli insan sorunun değil çözümün parçası olan insandır.

         Kendinize nitelikli partnerler seçerseniz rasyonel kararlar alıyorsunuz demektir. Buda sizin radikal kararlar alma noktasında doğru adımlar attığınızı gösterir. Aslında mutluluğun kodlamasıda böyle birşey olsa gerek. Çünkü birey ürettikçe kendi içinde yaşadığı mutluluk ve huzurun keyfi anlatılamaycak kadar değerli ve güzeldir.

         Söylemesi kolay yapması zor diyorsanız lütfen satış alanında daha fazla zaman kaybetmeyin. Hem zamanınıza yazık hemde size zarar. Tabi bir o kadar da çalışmakta olduğunuz müesseseye.



    Cihan ANDİÇ